deneme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
deneme etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

24 Eylül 2013 Salı

Bir Hayalim Vardı Ve Peşinden Gittim

 
  Hayal kurmayı ne zaman bıraktık? Çocukluğumuzda sıkıca sarıldığımız hayallerimizin gerçek olamayacağına ne zaman inandırıldık? Oynadığımız her oyunda gördüğümüz her rüyada iç içe olduğumuz hayallerimiz bizi ne zaman terk etti?
        Oysa tek haneli yaşlarımızda ne kadarda gerçekti her şey. "Anne ben kuş oldum uçuyorum" deyip atardık kendimizi kanepeden aşağı. "Anne filleri görmeye gidelim" diyerek hayvanat bahçesini kastetmedik. Aklımızda Afrika'ya gitmek vardı. "Ayıları düşünüyorum.Şimdi mağaralarına gidelim mi?" diye sorup içimizdeki korkusuz keşfetme arzusunu durduramazdık. Bulutlara bakıp şekiller görürdük. Kimi zaman bir tavşan bazen bir tencere olurdu gökyüzünü kaplayan. Balıklarla yüzmeyi düşlerdik bir balinanın sırtına binmeyi. Yıldızlara bakıp orada neler olduğunu düşünür kayan yıldız yakalamaya çalışırdık. 
          Kurduğumuz hayallerin hep imkansız olduğu ile ilgili yorumlarla büyüdük. "Oğlum-Kızım ne işin var Afrika'da? Ben seni hayvanat bahçesine götürüm." "Kanepeden uçulur mu hiç biz insanız." "Ayıların mağarasına gidilmez. Parçalarlar bizi." "Bulut onlar. Sadece su buharı işte." "Yıldızlara nasıl gidelim yavrum." denilip tüm hayallerin imkansız olduklarına inandırıldık.Oysa Afrika'ya gitmekte, kuş gibi uçmakta, yıldızlara yakın olmak da, denizlerin dibinde yüzmekte gerçekleşmeyecek şeyler değildi.
       Hayatta başarılı işler yapmış kişilerin hikayelerini okuduğunuzda daha çok küçük yaşlarda başlamışlar hayalleriyle yol almaya. Biyografilerinde genelde şöyle bir cümle geçer "Bir hayalim vardı ve peşinden gittim." Başarılı kişilerin geldikleri aileler ve konumlar birbirinden tamamen farklı olabiliyor. Standart bir başarılı olacak insan portresi çizmek mümkün değil. Tek ortak yönleri hayallerini gerçekleştirmek için çabalamış ve asla vazgeçmemiş olmaları olsa gerek.
          Çocukluğumuzda hayal gücümüz ne kadar genişti. Büyüklerimizin takdir edici sözlerini duyardık "Hayal gücü ne kadar geniş bu çocuğun.Çok akıllı." İlerleyen yaşlarda" Bırak bu hayalleri. Hayatın gerçekleri var" gibi uyarılarla hayalperest kişi muamelesi görürdük. Seçtiği meslekler ne olursa olsun hayallerinin peşinden giden herkes çok çalışmış ve zamanı akışına bırakmamış. Harekete geçmek ve hedeflerimiz doğrultusunda kararlı olmak için umarım hala geç kalmamışızdır. Sevgiler.

2 Mayıs 2013 Perşembe

Hayat Sırayla Giden Bir Şey Değildir.

Hayat sırayla giden bir şey değildir. Siz her şeyi planlarken kontrollü bir gidiş tutturmuşken bir bakarsınız beklentilerinizin tam tersi olaylar gelişmiş. İş yeriniz ile ilgili önümüzdeki yılın programını düşünürken artık o iş yerinde çalışmadığınızı öğrenirsiniz. Eşinizle akşam izleyeceğiniz filmi planlarken onun kafasında evliliğinizle ilgili düşünceler dolaşmaktadır. Her şeyin yolunda gittiğini düşündüğünüz bir anda hayatta sizden başka faktörlerinde olduğunu görürsünüz. Planlarınız sıraladığınız gibi gerçekleşmez. Kusursuz ve sorunsuz bir hayat isteği oldukça bencil bir yaklaşım olduğunu fark edersiniz. Huzurlu olmak ne güzel şeydir. Mutluluğu sevmek de suç değildir. 
      Çok büyük olayların gerçekleşmesi gerekmez hayatınızın zorlaşması için. Bir sabah kalktığınızda sakin sakin oyunlar oynayan çocuğunuz tam tersi bir davranışa bürünmüştür. Bağıran, ağlayan, uzlaşmayan ve anlaşılmayan birine dönüşmüştür. Bir gecede ne olmuştur da size her türlü eziyeti etmeye hazır bir ruh haline bürünmüştür. Çeşitli yaş sendromlarını bahane göstererek üstünü örttüğünüz davranışlar patlak mı vermiştir o sabah. Onu büyütürken yaptığınız her hatanın karşılığı o gün su yüzüne çıkmıştır. Her şey yeterince karışıkken bir de tatlı çocuğunuz çılgınca ağlamaya başlamıştır. Elbette ebeveynler çocukların davranış geliştirmesinde oldukça etkili. Olumlu ve olumsuz davranışların çoğunu bizler pekiştiriyoruz. Çözmekte bize düşüyor bu durumda.
  Hal böyle olunca çevrenizde gelişen diğer olaylarla da baş etmek zorundasınız ve bu sizi epey yorar. Kararlı, güçlü, esnek, hoşgörülü, akıllı ve daha bir sürü üstün özellikleri aynı anda kullanabilmeniz gerekebilir. Bir de uykusuz olmayacaksınız. Uykusuz olunca kompleks davranışları sergilemek zorlaşabilir. 
   Değişimlere karşı esnek olmayı zamanlara öğreniyor insan ve onlarla baş etmeyi. Zamanın sırrını çözmüş insanlara hayran olmamak mümkün değil. Geçmiş zaten bitti, gelecek tam bir muamma elimizde olan tek zaman dilimi şimdi. Oda uçmak için çırpınan bir kuş gibi. 

Mutlu anlar dilerim. 

21 Ocak 2013 Pazartesi

Kışı Beklerken


  Bir çok yerde kış tüm şiddetiyle yaşanırken yaşadığım şehir tam bir sonbahar havasına büründü. Oysa bir kış şehridir burası. Bol kar yağışlı kışların ardından sadece yağmurlu bir ocak ayını yaşamak açıkçası beni biraz endişelendiriyor. Mevsim değişikliklerinin etkisi olabileceği geliyor aklıma. Hele bir de gündem yoğunluğunun arasına sıkıştırılan "Yaz ayları çok sıcak olacak. Kuraklık bekleniyor" gibi haberlere kulak tıkamak mümkün değil. Kış böyle ise yaz nasıl olur diye düşünmeden edemiyorum. 

    Dünya ve insanlığın geleceğiyle ilgili kurulan senaryolar genelde kötümserdir. Ya robotlar dünyayı ele geçirmiş ve insanlar sadece pil olmuş. Ya da teknoloji ve üretim son bulmuş, her yerde savaş ve insanlık tam anlamıyla ölüm kalım mücadelesi içerisinde. Kurgu ne olursa olsun gelecek öngörülerinde insanlık için pek de parlak bir hayat hayal edilemiyor anlaşılan. Doğa olayları, çevre kirliliği, tüm olumsuz etkilerine rağmen çevreye duyarsız geliştirilen teknoloji ve üretim yöntemleri bu senaryolara ilham kaynağı olmaya devam ediyor. Sağlıklı ve mutlu insanların olduğu, dünyanın barış içerisinde yaşadığı bir gelecek öngörüsünde bulunmak biraz ütopik kalıyor bu durumda. 
    Oysa dünyanın geleceği için kötü beklentiler içinde olan biz insanoğlu kendi geleceğimizi hep mutlu hayal ederiz. Şu an bulunduğumuz durumdan daha iyi olmak için çalışır  çabalarız. Peki, biz de dünyanın bir parçası olduğumuza göre geleceğimiz onunki ile paralellik göstermeyecek mi? O kirlenir ve zorlanırken biz nasıl mutlu olacağız? Çocuklarımız şimdiden bizden daha sağlıksız yiyeceklerle besleniyor bile. Evet, gelişen her şey de insan yararı göz ediliyor. Çok da iyi ediliyor. Parçası olduğumuz gezegen ne olacak? Bu kirlilik son bulacak mı? Balık türleri korunabilecek mi? Daha az plastik kullanabilecek miyiz? Üretim ve tüketim çevreci olabilecek mi?
     Sevgili Dünya, sana yaptığımız tüm kötülüklere rağmen tüm yaradılış güzelliklerinle bize yuva olduğun için teşekkürler. Kirlenmeye engel olamadığım için, daha az kağıt ve su kullanamadığım için, daha küçük bir evde yaşayamadığım için, teknolojik ürünlerden asla vazgeçemeyeceğim için ve küresel ısınmayı engelleyemediğim için senden özür dilerim. 
      Sağlıklı ve mutlu günler dilerim. Sevgiler.